Geri

EY TÜRK KADINI, SEN YERLERDE SÜRÜNMEYE DEĞİL, OMUZLAR ÜZERİNDE YÜKSELMEYE LAYIKSIN

09 Mayıs 2016, Pazartesi | 15:57
Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş ve Genel Başkan Yardımcımız İlhan Eren 7 Mayıs 2016 tarihinde İstanbul 5 Nolu Şubemizin, 8 Mayıs 2016 tarihinde ise İstanbul 3 Nolu Şubemizin Anneler Günü programına katıldı.

Programlara İstanbul Şube Başkanlarımız, Şube Yöneticilerimiz ve çok sayıda hanım üyemiz katıldı.

Genel Başkanımız Fahrettin Yokuş konuşmasına;

“Ana başa taç imiş,
Her derde ilaç imiş,
Bir evlat pir olsa,
Ana'ya muhtaç imiş” dörtlüğü ile başladı.

Yokuş, çalışan kadın ve aynı zaman anne olmanın zor olduğunu belirterek, “dünyada ve ülkemizde kadınlar çalışma hayatında yeteri kadar yer alamamakta, kariyer gelişimi noktasında geride kalmakta ve daha düşük ücretlerle, güvencesiz bir biçimde çalışmak zorunda kalmaktadır. Bir yandan ev işleri, bir yandan çocuklar derken hayatın koşturmacası içerisinde kadınlar hak ettikleri yeri ve değeri bulamıyorlar. Kadınlarımız ailenin temelidir. Kadınlarımız atadır. Ata olmazsa aile olmaz, aile olmazsa toplumun temeli çöker.

Başta Şehit Annelerimiz olmak üzere, tüm Annelerimizin Anneler Gününü kutluyorum diyen Yokuş, “Anne olmanın zorluğu ve sorumluluğu tartışılamaz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için en iyisini isteyen, bu uğurda gece gündüz demeden çalışan, ev ve iş koşuşturmacasına iyi bir evlat yetiştirmenin sorumluluğunu sığdıran tüm annelerimize sonsuz teşekkür ediyorum. Yüce Peygamberimizin “cennet, analarımızın ayakları altındadır” diyerek, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ise, “Ey Türk Kadını, sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın” diyerek övdüğü kadınlarımıza hak ettikleri değeri vermeliyiz” dedi.

ŞEHİT ANNELERİMİZE SONSUZ TEŞEKKÜR EDİYORUM

“Şehit Anneleri, bugün yavrunuzu kucaklayamadınız, koklayamadınız. Sesini duyamadınız. Olsun be! Anacığım, bilirsin ki "Yaradan Yardır. O her şeye kadirdir… Ne mutlu sana ki; yavrun Şehit mertebesinde Peygamber'imize komşu!

Şairin de dediği gibi,  “Ey şehit Oğlu Şehit, İsteme Benden Makber, Sana Ağucunu Açmış Duruyor Peygamber...” Ey ana !! Evladını vatana kurban verdin. Başın dik, yüreğin yanık. Ama öyle asilsin ki Bayrak gibisin… Bil ki bu topraklarda özgürce yaşıyorsak ve bayrağımız özgürce dalgalanıyorsa, bu sizin gibi şehit analarının ve şehit evlatlarınızın sayesinde olmaktadır... Ne Mutlu şehit annelerine… Ne Mutlu Türk'üm diyene…”
 
MEMURUN İŞ GÜVENCESİ BİZİM VAZGEÇİLMEZİMİZDİR

Konuşmasının ikinci bölümünde memurun iş güvencesine de değinen Genel Başkanımız, “Siyasi iktidar 13 yıl boyunca çalışanlar arasında bizden olanlar ve olmayanlar diye ayrım yapmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminden itibaren her fırsatta “işçi – memur” ayrımının kaldırılması gerektiğini ifade etmiştir.

Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde işçi-memur ayrımı olmadığını ve hatta “Devletin malı deniz” anlayışının 657 sayılı kanun ile rahatlıkla yapılabileceğini de söyleyen Erdoğan, "Siz bir taraftan alıyorsunuz yargı bir taraftan geri iade ediyor, siz alıyorsunuz onlar iade ediyor. Böyle devlet idare edilir mi? İki şeyiniz vardır. İhbar tazminatını ödersiniz, kıdem tazminatını ödersiniz. Memnun değilsiniz kapıya koyarsınız. Öyle mi? İlanihaye çalıştırmaya mecbur musunuz? Bu yeni anayasa ile birlikte memur işçi ayrımını da ortadan kaldırmak lazım. Aynen gelişmiş ülkelerdeki gibi çalışanlar sistemini getirmek suretiyle bu işi ilerletmek lazım” demiştir. Cumhurbaşkanı bu düşüncenin yanlış olduğunu Devlet Personel Başkanlığının resmi internet sitesine bakarsa rahatlıkla görebilir. Birçok gelişmiş ülkede kamuda çalışanların büyük bir bölümünün hayat boyu iş garantisi vardır. Örneğin Hollanda’da süreli sözleşmeli çalışanların oranı yüzde bir bile değil. Hepsi iş garantili ama Türkiye’de devlet memurların iş garantisi birilerini rahatsız ediyor. Ülkeyi 12 yıl boyu paralel paralel yönetenler, şimdi paralel yapı ile mücadele için 657 sayılı DMK’nın değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu bahane ile memurların iş güvencesini ellerinden alacaklar. Kamuda paralel bir yapı varsa, oda yandaş sendikadır.”

İŞ GÜVENCEMİZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ

Genel Başkanımız Yokuş iş güvencesiz çalışmayı kesinlikle kabul etmeyeceğimizi bildirerek, “Memurlarımız Devleti somutlaştırır. Memurlarımızın iş güvencesinin kaldırılması demek, devletin birliğinin ve bütünlüğünün bozulması demektir. Sendikaların öncelikli görevi var olan hakları korumak, sonra da bu hakları genişletmektir. Bizler Cumhuriyetle kazandığımız haklarımıza ve memurun iş güvencesine sonuna kadar sahip çıkacağız. Devletin hafızasının yok edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Devlet memurlarının iş güvencesinin kaldırılması Milletin Devleti’ni yok edip parti devleti kurmakla eş anlamlıdır. Hükümetlerle gelen ve hükümetlerle giden memur anlayışı kabul edilemezdir.  Türkiye Kamu-Sen olarak 2 milyon 600 bin memurumuz ile iş güvencemiz için mücadele edeceğiz. Memurun iş güvencesiz olarak çalışmasını asla kabul etmeyiz” dedi.




Foto Galeri

Toplam fotoğraf sayısı: 37