Geri

RAMAZAN İŞCAN’IN FERYADINI DUYAN VAR MI?

21 Eylül 2011, Çarşamba | 11:14

Sayın Yazıcı ve Sayın Görmez, sözlü sınavı bir de benden dinlesin!

Son birkaç aydır sözlü sınav ile personel alımına dair düzenlemeler yürürlüğe girmektedir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı bu kervana katılan son iki kurumdur. Neredeyse tüm kurumlar objektif bir alım yöntemi olan KPSS sınavı puanı esas yerine sözlü sınavı seçmekte ve üstelik sözlü sınav ile adil bir personel alımı yapılacağını ve kuruma işbilen ve yetkin personel alımının sağlanacağını belirtmektedir.

Peki öyle mi?...

Sözlü sınavın ne demek olduğunu sözlü sınavdan elenen bir adaydan okuyalım… Afyonkarahisar Çıkrık kasabasında yaşıyorum. Annem asgari ücretle çalışan özel sektör işçisi, babam ise serbest meslekle uğraşıyor.

2003 yılı önlisans otomativ tasarım ve imalat, 2011 lisans otomotiv öğretmenliği mezunuyum. 2010 KPSS93 puanım 83989… 2008 KPSS93 puanım ise 81.404’tür.. ÖSYM’nin yayımladığı 2010 verilerine göre kendi alanımda 2.ciyim.

2088 KPSS sonuçlarına göre TCDD’nin işçi alımlarına başvurdum. 58 kişi alınacaktı. Puan sıralamasında ben 4.cüydüm. Bizi sözlü sınava aldılar. Sözlü sınavda 6 soru sordular. Beşini tam olarak bildim ama sonuçlar açıklandığında her komisyon üyesi 100 üzerinden 10 puan verdi ve ben başarısız sayıldım. Kimse dördüncü olduğuma bile bakmadı. Bana verilen bu 10 puanlar, bana, üniversitemdeki hocalarıma hakarettir. Ben aynı zamanda okul 2.cisiyim. Sorulan sorular, birinci sınıf öğrencisinin veya bir çırağın dahi cevaplayabileceği türden basit sorulardı. Benim bu soruları cevaplayamam mümkün değildi.

Bu yıl TCDD yine personel alımı yaptı. Başvurdum. Puanıma göre ikinciydim. Dört kişiyi sözlü sınava alındı. İlk çıkan adaya kaç soru yaptığını sordum. 1 tam bir yarım yaptığını söyledi. Ben sınava girdim. Sayın komisyon üyeleri çok meşakkatli olduğu için yeni soru hazırlamamış, geçen sınavın sorularının aynısı soruldu. 5 soru soruldu, soruların geçen sınavın aynısı olduğu için hepsini yaptım. Sonuçlar açıklandı gene kaybettim.

İlk sınava, memurlar.net’in desteğiyle dava açtım. Davam hala devam ediyor. Ama yürütmeyi durdurma istemim reddedildi. Oysaki eski Danıştay, sözlü sınav işlemlerinde kamera kaydı, ses kaydı var mı diye sorar ve sözlü sınav işlemlerini iptal ederdi. Öyle görüyorumki bu da değişiyor.

Dava açmama rağmen kimseyi derdimi anlatamıyorum. Köylülerimiz bile benle dalga geçiyor. Sanki ben suçluyum da ondan almamışlar beni... Hatta bazı köylülerimiz neden partinin bayramlaşmasına katılmıyorsun, üye olmuyorsun deyip yol göstermeye çalışıyor. Sonuçlar açıklandığında sinir krizleri geçirdim. Hiç ağladığını görmediğim babam hüngür hüngür ağlıyordu. Ben, annem ve babam, adaleti temsil ettiği için Erdoğan’a oy verdik. Ben, oOy verdiğim için kimseden ayrıcalık beklemiyorum sadece hakkımı istiyorum.

Bize ve bana kimsenin bunları yaşatmaya hakkı yok. Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak üniversiteye girdim, okudum, mezun oldum ve sınav puanımı aldım. Kimseye minnet etmeden, kimsenin kapısında kul köle olmadan, sınav puanıma göre adil bir şekilde kamuya girmek istiyorum. Hiç kimse bana sözlü sınav ile daha adil, daha başarılı ve yetkin insanların alınacağı masalını anlatmasın. Sözlü sınav sadece torpili olanların, dayısı olanların geçebileceği bir sınavdır. Üstelik ve dayılık meselesi zannedilmesindeki sadece parti mensuplarına yarayacak. Bu işin partiyle alakası yok. Kimin dayısı var ise o kazanıyor. A partisi veya B partisi fark etmiyor. Zengin zengini, makam sahibi makam sahibini tanıyor. Hiç de parti ayrımı yok. Bu ülkede her iki kişiden biri Ak Parti’ye oy verdi ancak Genel Müdürü veya bakanı tanımayınca her şey boş. Annesi ve babası normal yurdum vatandaşı olan bir aday olarak, bana göre sözlü sınav sadece adaletsizliktir, hakkaniyetten uzaktır. Üstelik, benim gibi partiye oy vermiş ama dayısı olmayan adayların adil bir sistemle seçilmesi önündeki en büyük engeldir. Psikolojim çok bozuk, kimsey güven duymuyorum, hayattan artık bir beklentim yok.

Bunu başaranlar, bununla gurur duyabilir. Kaynak: memurlar.net