Geri

HABUR HUPUR...

17 Eylül 2011, Cumartesi | 15:52

Başbakan Erdoğan “Habur anlayışı bitti” diyor...
Nedir Habur anlayışı... Oslo görüşmesinin zabıtları okunduğunda kodları kolayca çözülüyor. PKK ile anlaşma yapılmış...
Habura gelecek PKK’lıların ayağına savcı ve yargıç gönderilirken...
Tutuklama yapılmaması için yargıya talimat verilmiş.
Nitekim PKK’lılar ellerini kollarını sallayarak ve gösteriler yaparak sınırdan içeri girdiler.

Yargıya talimat verildiği elbet sezilmişti. İçişleri Bakan Atalay’ın Ahmet Türk’e “Müsteşarımı Diyarbakır’a gönderdim. Hâkim ve savcılar ayarlandı. PKK’lılar geldiği gibi geçecek” dediği söyleniyordu. Ama bunlar söylentiydi. Kesinlik yoktu...
Oslo görüşmesinde bu durum “resmen tescil” ediliyor.
Bu noktada akla şu soru geliyor:

- Habur’a gönderilen savcı ve yargıçlara talimat veren iktidar acaba özel yetkili yargıç ve savcılara da aynı şekilde talimat veriyor mu? Vermediğini nereden bileceğiz? * * *

Yalnızca Başbakan değil... Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Avrupa Bakanı Egemen Bağış da ısrarla PKK ile görüşülmediğini söylediler geçen yıla kadar...
Bu iddiada bulunanları “şerefsiz” ilan ettiler.
Böylece kamuoyunu görüşme olmadığına inandırdılar.
Doğruyu söylemedikleri ortaya çıktı.
Deneyimli bir siyasetçi dostumuz şu yorumu yapıyor:
- Siyasetçiler bir konuyu halka aktarmak istemiyorlarsa gerçeğin bir kısmını açıklamayabilirler. Susabilirler. “Yorum yok”, diyebilirler. Ama gerçeğin tersini söyleyemezler. Böyle bir durum mesela ABD’de istifa sebebidir.... CHP Oslo görüşmesinin içeriği ve sonrası hakkında ne düşünüyor? Hiç belli etmiyor!

Terörle dans...
Basınımız Başbakanımızın çevresine bir etten duvar ördü...
Oslo’da PKK ile görüşmenin ne kadar olağan sayılması gerektiğine halkı inandırmaya çalışıyor.
Kanın durması için Başbakan siyasi prestijini tehlikeye atmış...
Bu fedakârlık takdir edilmeliymiş...
İyi de.. Altı yıldır görüşülüyor ve ülkede terörün yarattığı kan ve acılar azalacağı yerde artıyorsa burada bir yanlış aramak gerekmez mi?
Kürt siyasetçi Şerafettin Elçi, İmralı ile hükümet arasında bir protokol yapıldığını ancak İmralı ve Kandil’in imzaladığı protokolü Başbakan imzalamayınca daha çok kan aktığını anlatıyor.
Demek ki müzakere süreci iyi yönetilmemiş.
Bu hatanın bedelini de Güneydoğu’da şehit düşen yüzlerce asker, polis ve sivil ödedi. Müzakerenin bilançosu ağırdır.
Bu arada dünyaya terörist diye kabul ettirmeye çalıştığımız eli silahlı örgütü kendimiz meşrulaştırmışız. Halk olarak haberimiz yok.
İspanya ve İngiltere teröristle hiç doğrudan müzakere yaptılar mı?
İranlı general Hüseyin Selami’nin demeci vardı dün gazetelerde. Bakın ne diyor: “PJAK silah bırakmaz ya da İran’a yakın bölgelerden çekilmezse sonuna kadar savaşacağız.” İran’ın bizim kadar aklı yok mu?

Oslo’daki görüşmenin ilginç bir yanı da İngilizce konuşan bir yabancının gözetiminde yapılıyor olmasıydı...
Barış sürecini yabancılar yönetiyorsa tuzağa düşme ihtimaliniz iki katına çıkıyor demektir... Çünkü onlar kendi stratejik çıkarlarını ön planda tutacak, sizi parmaklarında oynatacaklardır. Nitekim öyle bir sonuç çıkıyor ortaya...

Oslo rüzgârı...

İnternete bomba gibi düşen konuşma bandı öncelikle Başbakan’ı sıkıntıya sokuyor. Erdoğan geçen yıl “İmralı ile gizli görüşmeler yapıldığı” söylendiğinde “Bunu söyleyenler ispat etmezse şerefsizdir” demişti. Görüşmeler ortaya çıkınca “Biz görüşmüyoruz devlet görüşüyor” dedi. Oslo’daki görüşmeye katılan Hakan Fidan: “Sayın Başbakanımızın özel temsilcisiyim” diyerek, bu konudaki merakları giderdi!

MİT ile PKK arasındaki görüşme bandını kim servise soktu?
Tahminler bu işi Kandil’e kara harekâtı hazırlıklarına karşı PKK’nın tezgâhladığı yolunda. Bizim sezinlediğimiz... Bu bandın daha da kritik konuşmalar taşıyan bir devamı var ve belli koşullar gerçekleşmezse o bölüm de servise sokulacak.

MİT ile PKK’nın Oslo’da buluşması ortaya çıkınca.. Onur Öymen ünlü Phillips Raporu’nu anımsatıyor. O raporla ilgili toplantıların Norveç hükümetinin desteğiyle yapıldığı... Norveç’in Washington Büyükelçisi’nin de toplantılara katıldığı belirtilmişti. Hakan Fidan konuşma arasında “Altı yıl önce masaya oturulduğunda” diye bir söz sarf ediyor. Demek bu gizli görüşmeler en az 6 yıldır sürüyor...
Ve Güneydoğu’da hem terör hem ayrılık rüzgârları dünküne göre çok daha güçlü esiyor. Demek ki hükümet bu süreci yönetememiştir... Çünkü... Bir yandan ucu açık açılımlarla karşı tarafı beklentiler içine sokuyor... Sözler veriyor... Ama öte yandan iç kamuoyundan çekinerek adım atmıyor hatta eskisinden daha sertleşiyorsunuz... Karşı tarafı azdırmak için bu kadarı yeterli...

Sonuç: Demek ki, terör meselesi terör örgütüyle müzakere ederek çözülmüyor. Bunu hükümet günün birinde öğrenecek ama kaybedilen canlar asla geri gelmeyecek...

MELİH AŞIK- MİLLİYET GAZETESİ