Geri

FÜZE KALKANINA KARŞI VİCDANI KALKAN OLUŞTURMALIYIZ!

16 Eylül 2011, Cuma | 09:51

Türkiye Kamu-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Türk Büro-Sen Genel Başkanı Sayın Fahrettin YOKUŞ’un Füze Kalkanı İle İlgili Basın Açıklamasıdır:

ABD’nin uzun zamandır gündemde tuttuğu İran ile ilgili tehdit algılaması ve buna ilişkin füze kalkanı projesi yeni bir mecraya girdi. İktidar, füze kalkanının Türkiye’ye yerleştirilmesini kabul etti. Füze kalkanının 4 yıl içinde, Malatya Akçadağ’ın Kürecik mevkiine konuşlandırılması planlanmaktadır.

Görünen o dur ki; Amerika’nın çıkarları için ülkemiz ateşe atılıyor. Herkesin kabul ettiği gibi füze kalkanı, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir parçasıdır. Bu projenin eşbaşkanlığını yürüten Başbakan’ın füze kalkanı topraklarımıza buyur etmesinin ardından, İsrail’e kafa tutuyor imajı sergilemek için vatandaşlarımızın şehit edildiği gemi baskınını kullanması kamuoyuna samimiyetsiz gelmektedir.

Füze kalkanı ve Büyük Ortadoğu Projesi ile birlikte Türkiye, dost ve düşman algısını, ABD ve İsrail’e göre belirlediğini ortaya koymuştur. Gelişmeler, Türkiye’nin güvenliğinin ve bağımsızlığının tehdit altında olduğunu göstermektedir. Ancak tehdidin kaynağı, iktidarın zannettiği gibi komşularımız ve diğer Asya ülkeleri değildir. Füze kalkanının Türkiye’nin korunması ile bir ilgisi yoktur. Kalkan, tamamen İran’ı düşman ülke olarak gören ABD ve İsrail’in çıkarlarının korunmasına yöneliktir.

Türkiye Amerika’nın Jandarması Değildir

Böylece Türkiye, bütün Avrasya’dan koparılmak ve bölgede Amerikan jandarması haline getirilmek istenmektedir. Bu durum, Türkiye’yi açık hedef haline getirmektedir. Böyle bir durumda Türkiye çatışmaların tarafı değil, Müslüman kanı dökülmesini önleyen etkin bir barış unsuru olmalıdır. Ortadoğu ülkeleri istenilen şekilde dizayn edilerek İsrail’in güvenliği de sağlanmış olacaktır. Tabii bunun bedeli de işgal, iç çatışmalar ve milyonlarca Müslüman’ın akacak kanıdır.

Füze kalkanının ülkemizde konuşlandırılmasının kabulü ile Ankara, büyük bir fırsatı tepmiştir. Eğer “hayır” deseydik, gerçekten bağımsız politikalar izleyebilen, kendi çıkarlarını sonuna kadar koruyan, emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı duran, güçlü bir devlet olarak kendimizi bölgesel güç olmanın ötesine götürecek rüzgârları yakalayabilirdik.

Füze Kalkanı Müslüman Kanı Dökecek

Daha önce Ermeni sorunu, Ege kıta sahanlığı, azınlıklar, Kıbrıs gibi konularda “sıfır sorun” iddiası ile tavizler veren iktidar bugün ne olmuştur da bölgedeki tüm Müslüman ülke yönetimlerini kendisine hedef seçmiştir? “Komşularla sıfır sorun” diyerek çıktığımız yolda, kendimize yeni düşmanlar peydah ederek yürüyoruz.

Türkiye, olaylara İsrail ve Amerika’nın gözlüğü ile bakamaz. Topraklarımız küresel eşkıyanın silah deposu haline getirilemez! Milletimiz, başkalarının çıkarları için ateşe atılamaz! İsrail’in güvenliği için, Ortadoğu insanının malı olan kaynakların sömürülmesi için milyonlarca insanın katledilmesine göz yumulamaz!

Sivil Toplum Kuruluşlarını Tepki Vermeye Davet Ediyoruz

Hak mücadelesi veren ve adaletten yana olan her kesim füze kalkanlarına karşı çıkmalıdır. Füze kalkanlarının milli çıkarlarımızla da, bölgede ki barışın tesisi ile de uzaktan yakından bir ilişkisi yoktur. Bütün Sivil Toplum Kuruluşlarını, İnsan Hakları Komisyonlarını ve İnsani Yardım Organizasyonlarını; daha fazla masumun katledilmesine, daha fazla Müslümanın kanının dökülmesine sebep olacak füze kalkanlarının önünde vicdanı birer kalkan olmaya davet ediyoruz.

16.09.2011