Geri

SOSYAL GÜVENLİK HAFTASINI KUTLUYORUZ

08 Nisan 2008, Salı | 10:53

TÜRKİYE KAMU-SEN GENEL TEŞKİLATLANDIRMA SEKRETERİ, TÜRK BÜRO-SEN GENEL BAŞKANI FAHRETTİN YOKUŞ’UN SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI İLE İLGİLİ YAPMIŞ OLDUĞU BASIN AÇIKLAMASI

Toplumumuzun tüm bireylerini kapsayan “Sosyal Güvenlik” sistemi geçte olsa bu yıl hatırlanarak, 7-13 Nisan tarihlerinin “Sosyal Güvenlik Haftası” olarak kutlanılması sevindirici ve anlamlıdır.

Umarız Sosyal Güvenlik bu hafta münasebetiyle toplumun geniş kesimleri tarafından daha iyi anlaşılır.
Sistemin sorunları, Sosyal kesimlerin beklentileri, gelişmiş ülkelerin vatandaşına sunduğu Sosyal Güvenlik hizmetleri, Anayasamızda yer alan “Sosyal Devlet ilkesi”nin önemi daha iyi kavranır ve bu yöndeki eksikliklerin giderilmesi adına siyasi irade gerekli tedbirleri alır.
Sosyal Güvenlik her ne kadar 5502 sayılı yasayla kurulmuş olan Sosyal Güvenlik Kurumu’nu yani devredilen SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı sigortalılarını kapsamaktaysa da, Devletimizin halen Sosyal Güvenlik hizmeti sunmakta olduğu, Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakıflarından Sosyal yardım almakta olanlarla, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından sunulan hizmetlerin muhatabı olan bakıma muhtaç yaşlı ve kimsesiz çocuklarımızı da düşünmek, onlar adına da çözüm üretmek durumundayız.

Sosyal Güvenlik sistemi kar-zarar mantığı ile ele alınmamalıdır. Sırf Aktüeryal ve Mali açıdan sürdürülebilir olmak adına sisteme bakmak, sisteme devletin katkısını bir kara delik olarak sunmak Sosyal Devlet olma iddiası ile çelişen bir ifadedir. Sosyal Devlet olmanın gereği Milletin Sosyal Güvenlik ve Sağlık yükünü karşılamaktır.

Sosyal Güvenliğe yapılan Devlet katkısı devlet olmanın bir gereğidir. Gelişmiş pek çok Ülke Sosyal Güvenlik sistemine katkılarda bulunmakta ancak hiçbir zaman bu katkı kara delik olarak adlandırılmamaktadır.

Tabiki Devlet olarak bazı tedbirler alınacaktır. Ama alınan tedbirler karşılığı mali yük öncelikle kayıt altındaki sigortalılara yansıtılmamalıdır.

Her çalışan mutlaka Sosyal Güvenlik sistemine dahil edilmelidir. Bunun için öncelikle kayıt dışı istihdamın kayıt altına alınması, istihdam yaratacak yatırımlara öncelik verilmesi, prim yükünün hafifletilmesi, makul olmayan yaş ve prim ödeme gün sayılarının çalışanlar üzerinde oluşturduğu “bu sistemden ancak mezarda emekli olurum” psikolojisinin ortadan kaldırılarak sigortalılığı özendirecek tedbirlerin alınmalıdır. Ayrıca Sivil Toplum kuruluşları ve sendikaların örgütlenmelerinin önündeki engellerinde kaldırılması gibi tedbirler muhakkak alınarak sisteme yeni iştirakçiler kazandırılmalı, Sosyal Güvenlik Kurumu’na Hükümetlerin her türlü müdahalesinin de önüne geçilmelidir.

T.B.M.M’de görüşülmekte olan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı Sosyal kesimlerin ve onların temsilcileri Sendikaların makul talepleri dikkate alınarak revize edilmelidir.

Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen maddeler, Mahkemenin iptal gerekçeleri dikkate alınarak devredilen Emekli Sandığı sigortalıları yani Devlet Memurları ayrı bir yasa ile değerlendirilmelidir.

Bu itibarla, Sosyal Güvenlik Haftasının Kutluyor, Ülkemize, Sosyal Güvenlik çalışanlarına, tüm sigortalılara hayırlara vesile olmasını diliyoruz.